Anasayfa » Bilinçaltı Nedir?

Bilinçaltı Nedir?

Bilinçaltı Nedir, Bilinçaltı Nasıl Kullanılır, Bilinçaltı Nasıl Bir Özelliğe Sahiptir, Bilinçaltında Ne Var, Bilinçaltı Tam Olarak Nedir, Bilinçaltını Yönetmek, Bilinçaltı Nasıl Yönetilir

Merhaba, ben Hasan Ertekin. Bu yazımızda bilinçaltının hiç bilmediğiniz özelliklerini keşfedip kendinizi daha yakından tanıma fırsatı elde edebilirsiniz.

İnsanlar daha iyi standartlarda yaşamak için çalışıyor, üretiyor, meslek kurslarına gidiyor, başarıyor, başarısız oluyor, üzülüyor… var olan tek sermayesini (zamanını) standartlarını yükseltmek için geçiriyor. Bilinçaltınızı bilirseniz hayatta isteklerinizin nasıl gerçekleşeceğini anlarsınız ve zamanınızın kalitesini artırmış olursunuz. Bilinçaltı konusu derinliği bakımından bireyin kendisini anlamasına, tanımasına; en iyisi ve ötesinde yaşamasına vesile olacaktır. Eğer bilinçaltını doğru anlarsanız, hayatınızda inanılmaz dönüşümlere, gelişimlere kapı açacaktır. Bir danışanım derdi ki, “öğrenmek zorundayım, başka yolu yok; aksi halde yaşamak, hiç yaşamamaya eşdeğer olur. Bugüne kadar aynı hataları neden yaptığımı bilmeden yapıp durdum. Kolay yoldan öğrenmek varken boşuna kendimi hırpalayıp durmuşum”. Gelin, kolay yoldan öğrenin. Tekerleği yeniden keşfetmenin bir yararı yok. Keyifli okumalar.

Bilinçaltı Nedir?

Beynin bir programıdır ve tek bir amacı vardır o da hayatta kalmak. Bilinçaltı, yaptığı her seçim için önce “Güvende miyim?” sorusuna olumlu yanıt almak ister.

Bilinçaltı, bilincin henüz bilinmeyen bölümüdür. Bir şeyin bilinçaltına ait olduğunu söylediğimizde aslında o şey hakkında bir şey bilmediğimizi söylüyoruz. Gerçekte yaptığımız bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Çünkü hiçbir şey bilinçsizce yapılmaz. Her şey ya bilinçlidir ya da bilincin daha derin bir boyutunda olur.

Bir oyun üzerinden bunu anlatmam daha kolay olacaktır. Önünüzde bir kutu olduğunu hayal edin, kutunun içinde ne olduğunu göremiyorsunuz, dokunarak tahmin etmeniz isteniyor. O kutunun içine elinizi nasıl sokardınız? Çekimser olarak değil mi? İşte bu tepki bilinçaltından geliyor. Çünkü Bilinçaltı’nın tek bir amacı vardır o da hayatta kalmaktır. Kutunun içinde yılan da olabilir oyuncak ayı da ama bunu bilmediğiniz için vereceğiniz bütün tepkiler hayatta kalmaya, güvende olmaya yönelik olacaktır. Ve bilinçaltının tek korkusu vardır o da bilinmezlik korkusudur çünkü varlığı bilinmezlikte yaşayamaz, o hep bildiği sınırlar içinde yaşar. İster olumlu olsun, ister olumsuz o her zaman bildiğini seçer.

Bilinçaltı: Seçimlerimizin Deposu

Bilinçaltı, geçmişte yaptığımız bütün seçimlerinizin bulunduğu depodur. Mesela bir konu üzerinde düşünüp karar vermeniz gerekiyor, kendi kendinize seçim yapacağınızı, bilinçli iradenizi kullanacağınızı düşünüyorsanız büyük oranda yanılıyorsunuz. Seçimi bilinçaltınız çoktan yapmıştır. Bir konu hakkında düşündüğünüzü sanıyorsanız yanılıyorsunuz; bilinçaltınız çoktan düşünmüştür, fakat siz henüz bilmiyorsunuz. Sadece kendinizi bu anlamda tanımadığınız için kararın bilinçli zihninizden geldiğini düşünebilirsiniz, aslında kararı bilinçaltınız çoktan vermiştir. Ama nasıl?


Bilinçaltı: Otomatik Pilot

Bilinçaltının genel yapısını anlamanız için bir örnek vereyim: Bilgisayarınıza 2 saatlik bir film indirmişsiniz ve açtınız, izliyorsunuz. O filmi isterseniz 1 saat ileri sarabilirsiniz çünkü o film çoktan çekilmiştir. Tıpkı bunun gibi, beyniniz; düşünceleriniz, inanç sisteminiz, davranış kalıplarınız, duygularınız da önceden çekilmiş sahnelerdir. Bu sahneler anne karnından çocukluğunuza kadar çekilmiş filmlerdir. Birisi ile iletişim kurduğunuzda, bilinçaltınız otomatik olarak kayıtlı filmi oynatıyor ve o duyguyu, o davranışı, o düşünceyi karşı tarafa veriyorsunuz. Ve işin komik tarafı, siz bilinçli bir cevap verdiğinizi sanabilirsiniz, oysa otomatik pilot devrede. Bunun için psikologların kullandığı klişe olan “çocukluğunuza inelim” cümlesini duyarsınız. Buradaki amaç bilinçaltında ekilen inançları değiştirmektir.

Bir insanın zihninden günde ortalama 70 bin düşünce geçiyor ve bu düşünceler birbirine benzer düşünceler. İnsanların çoğu zannediyor ki “ben düşünüyorum”, bu oran sadece %5-10 arasıdır. Çünkü bilinçaltı, bilince kıyasla onda dokuz güçlüdür. Bilinç sadece onda birlik bir yer tutuyor. Bilinçaltının otomatik pilotu işte budur.

Yeni bir şeye karar vereceğinizi düşünebilirsiniz fakat bilinçaltı değişmediği sürece %90-95 oranında çoktan sonuçları bellidir. Görünürdeki bu karar verme, düşünme anlamındaki bütün süreç bilinçaltının bilinci kandırmasından başka bir şey değildir. 🙂 Bilinçaltı kararı vermiştir, şimdi artık bilinçli zihninizde süreç başlar, film başlar, bilinçaltının bu kararına bilincinizle bahaneler bulursunuz, argümanlar toplarsınız, o şeyin olması için ne kadar mantıklı bir karar olduğunu kendinize anlatmaya başlarsınız ve bilinciniz ikna olur ve “tamam böyle yapacağım” dersiniz.

Bilinçaltı: Zamanın Efendisi

Şunu yaşamışsınızdır; geçmişte yaşadığınız duygu yüklü bir olayı birisine anlattığınızda o anki duygulara tekrar girersiniz, nefesiniz değişmiştir sanki şimdi yaşıyormuşsunuz gibi yoğun duygular içinde olursunuz. Bunun nedeninde bilinçaltı vardır, bilinçaltı sorgulama yapmaz, geçmişi ve geleceği bilmez, “olayı geçmişte yaşadım şimdi bu duyguları bedene yaşatmayayım” demez. Veya zihninizde bir kişiyle tartışıyor veya kavga ediyorsunuz, bilinçaltı hemen ellerinize ve ayaklarınıza kan gönderir. “O kişi şuan karşında değil” demez. Olumlu düşünceler için de bu geçerlidir; sadece 5 dakika gözünüzü kapatın ve olumlu duygular yaşadığınız veya çok mutlu olduğunuz bir anınızı hatırlayın ve sihri görün; bilinçaltınız hemen bedene mutluluk hormonu salgılaması için emir verecek, yüz kaslarınız gevşeyecek o anları şimdi yaşıyormuşsunuz gibi tepki vermenizi sağlayacaktır.

Bilinçaltı: Hayal Gücünüzün Toplamı

Geçmişte, gelecekte ve şimdide; neyi hayal ettiyseniz, edecekseniz ve ediyorsanız; bilinçaltınızı inşa ediyorsunuz ve bunu sürekli olarak yapıyorsunuz. İster bilinçli olarak yapın ister bilincinde olmadan yapın. Bilinçaltı sizin zanlarınıza göre hareket eder (hayal dünyası onun tek gerçekliğidir, rüyalar bilinçaltı için gerçektir; gerçekler de aynı şekilde rüyadır, ayrım bilmez ikisi aynı şeydir).

Bunun ayrımını hiç kimse yapamaz; belki de şuan bir rüyadasınız, nereden bileceksiniz? Bunu anladığımızda hayal gücünün ne kadar büyük ve geniş olduğunu, onun sınırlarını aşamayacağımızı da anlarız. Her birimiz kendi kendimize yaptığımız konuşmalarda, zihnimizde canlandırdığımız olaylarda hayal gücünü kullanıyoruz. Bu düşüncelerin farkında olmasanız da size zarar verecek olan şeyler olsa bile hayal ettiğimiz gerçekliği yaşıyoruz. Hayallerimizin değiştiği ölçüde bilinçaltımız değişir ve “gerçek” dediğimiz yaşamımız da aynı paralellikte değişmeye başlar. Çünkü aralarında bir fark yoktur.


Bilinçaltı’nın Merkezi: “BEN”

“Ben” nedir? Kendiniz ve başkaları tarafından işaret edilebilen varlığınızdır. “Ben”in içinde aklınıza gelebilen her şey vardır; Fiziksel özellikleriniz, düşünceleriniz, duygularınız, kendinize olan inancınız hepsi “ben” merkezini şekillendirir. Olabildiğiniz ve olamadığınız her şeyin ana karakteridir. Yapabildiğiniz veya yapamadığınız eylemlerin kurucusudur.

“Ben” bildiğiniz yönlerinizin dışında sizin kendinizi bilmediğiniz özelliklerinizi de oluşturur. Ancak ve ancak farkındalığınızı geliştirirseniz bu özelliklerinizi görebilirsiniz.

Bir danışanım her cümlesinin sonunda hafifçe gülüyordu, ona aslında bu davranışının insanlara “hayır” diyememesinden kaynaklandığını, istemediği şeyleri sırf başkaları istiyor diye yaptığını ve o gülmenin de “ne olur benden bir şey isteme” gülüşü olduğunu, hangi durumdan dolayı o davranışı sergilediğini söylediğimde şok oldu ve “nasıl beni bu kadar iyi tanıyabiliyorsunuz?” dedi. Bir insanın davranışlarını yorumlamak için o kişinin “ben” dediği bu merkeze bakmak yeterlidir. Çünkü her hareket, davranış ve duygu, “ben” dediğimiz bu merkezden gelir.

Kendinizi tanımak istiyorsanız, bilmediğiniz yönlerinizi tanımak için yüzleşecek cesaret göstermelisiniz. Bir çok insanda bu cesareti göremediğim için çoğu zaman mesajlarına yanıt bile vermiyorum malesef, cesaret göstermiyorsanız kimse sizi ilerletemez, kimse size yardımcı olamaz.

Geçen hafta birisi bana şu soruyu yöneltti; “verdiğiniz danışmanlığın bir faydası var mı?”, “anlamadım” diye karşılık verdim, sorusunu tekrarlardı ve “sizinle anlaşamayacağız” deyip görüşmeyi hemen sonlandırdım. O kişiye “evet, tabiki” desem cesaretsizliğini güçlendirmiş olurdum. Ben hedef odaklıyım, kısa kesmeyi, anında sonuca ulaşan davranışlar sergilemeyi tercih ederim. Çünkü insanlar kendilerindeki eksiklikleri görmezler ve sizi suçlamaya eğilimlidir. “.. faydası var mı?” cesareti olmayan bir insanın sorabileceği bir sorudur. Bir restorana gidip “Yemeklerinizle doyabilir miyim?” sorusunu sormak gibidir, dükkan sahibi sopayla kovalamazsa şanslısınız. 🙂
Ve cesaret göstermek için yapmanız gereken tek şey bilinmezliğe atlamaktır, kuşlar da öyle uçmayı öğrenmiyor mu? Anne babaları ağaçtan aşağı atıyorlar, düşerek uçmayı öğreniyorlar. Bu güne kadar sizi kimse atmadıysa çare yok, siz kendinizi atacaksınız.

“Ben”in Oluşumu

Kısaca anlatıyorum. Bir bebek doğduğu andan itibaren “ben”i oluşmaya başlar. Çocukluk yaşına geldiğinde, çevresindeki herkes ona bir şeyler söyler (tembel, hiperaktif, işe yaramaz, uslu, çalışkan vb.). Kendisini henüz tam olarak tanımadığı için çevresindeki insanların sözlerini kabul eder çünkü doğruyu yanlışı ayırt etmeyi bilmez. Her söze güvenir ve bilinçaltını şekillendirerek bir “ben” oluşturur.

Eğer birisi kendini “ben başarısızım” olarak tanımlıyorsa bu kayıt o kişinin bilinçaltı için güvenli limandır ve bir konuda başarısız olursa bilinçaltı, haklı çıkmanın mutluluğuyla güven duyar. Aynı zamanda ona çocukken “sen başarısızsın” diyen büyüklerini de haklı çıkartır. Çünkü çocuk “annem-babam en iyisini bilir” inancıyla doğar. Bir ailede anne-babalar hangi kodlarda bulunursa çocuklarını o programla farkında olmadan büyütürler. Eğer anne-babada özgüven eksikliği varsa, farkında olmadan çocuğa da bunu yükler. Çocuk yetişkin yaşlara geldiğinde de eğer kendisini geliştirmediyse bu özelliklerini sürdürür ve nasıl çıkacağını bilmediği bir döngüyü tekrar tekrar yaşar. Hep aynı şeyi denediğini bilemez, hedefine ulaşması için hangi adımları atması gerektiğini bilmez.

Bilinçaltı Temizliği

Siz de hayatınızın kilit noktalarında daha doğru ve bilinçli kararlar almak, içsel potansiyelinizi keşfetmek ve zihinsel engelleri aşmak için bir rehber arıyorsanız, doğru adrestesiniz. Ben, bilinçaltı danışmanı olarak size destek olmaktan ve yol arkadaşınız olmaktan mutluluk duyarım.

Bilinçaltı, insan davranışlarının temelini oluşturan güçlü bir etkendir ve çoğu zaman farkında olmadan hayatımızı yönlendirir. Danışmanlık seanslarımızda, bilinçaltının gücünü anlamak ve onunla uyumlu bir şekilde çalışmak için araçlar ve yöntemler sunuyorum. Size, kendinizi daha iyi tanımanızı, içsel potansiyelinizi keşfetmenizi ve olumsuz inançları değiştirerek hayatınızdaki engelleri aşmanızı sağlayacak özel teknikler sunacağım.

Unutmayın, gerçek dönüşüm kendi içimizde başlar. Hayatınızdaki dönüm noktası için benimle iletişime geçin ve birlikte bu muhteşem yolculuğa başlayalım. Hedeflerinize ulaşmak için sizinle birlikte çalışmak için sabırsızlanıyorum. Daha fazla bilgi için lütfen benimle iletişime geçin ve bir adım atarak hayatınızdaki olumlu değişimi birlikte başlatalım.

Saygı ve sevgilerimle,
Hasan Ertekin

6 thoughts on “Bilinçaltı Nedir?”

  1. Aslında bilinç altiniz coktan karar vermistir kısmı çok etkiledi beni. Yakın zamanda çok önemli bir karar vermiştim. Şu an bunu sorguladığımda aslında geçmişte kızdığım bir şeyi kendimin yaptığını farkına vardım. Bilinçaltım neden onaylamadığım kararı verdi . Yani en azindan o zaman kızdığım karardi bu. Teşekkürler.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top